Fotoğrafçılar için blog: Pixelpost
Pixelpost Logosu
Günümüzde blog kavramını sanırım bilmeyen kalmamıştır. En büyüğünden, en küçüğüne herkesin yazmakta veya okumakta olduğu bir kaç blog bulunmaktadır.
Programlama, tasarım, müzik, resim, edebiyat ve daha fazlası blogların sayfalarında yazarın arzusuna göre yer almaktadır. Kimi yazarlar bildiklerini öğretmeyi, kimileri ise ürettiklerini göstermeyi tercih eder bloglarında.
Bilgi paylaşımı yani; bildiklerinizi öğretmeyi hemen hemen her sistem ile gerçekleştirebilirsiniz. Wordpress, Blogger vb. ama ürettiklerinizi sergilemek başlı başına bir sorundur.
Bugün sizlere tamamıyla fotoğrafçılar için hazırlanmış bir blog sistemini tanıtmaya karar verdik. Eğer çektiğiniz fotoğrafları paylaşmak, fotoğraf hakkında bilgi vermek, yorum almak ve düzenli tutmak istiyorsanız, lütfen makalemizi okumaya devam ediniz. Birazdan anlatmaya başlayacağımız Pixelpost tam olarak sizler için tasarlanmış!
Fotoğrafçılar için blog: Pixelpost
Pixelpost, fotoğrafçılık odaklı içerik yönetim sistemidir. Wordpress ile çok fazla benzerliği olmasına rağmen, ikisinin arasında oldukça büyük farklar bulunmaktadır. Bu farklar hem amaç, hem de kullanım açısındandır. Makalemizde Wordpress ile Pixelpost’u karşılaştırmayacağız fakat Pixelpost’u olabildiğince inceleyeceğiz. Makalemizin tam içeriğini aşağıda bulunan listeden görebilirsiniz.
1. Pixelpost kurulumu
2. Pixelpost ayarları
3. Pixelpost ile ilk fotoğrafımızı paylaşalım
4. Pixelpost tasarımı ve eklentileri
Wordpress SEO ayarları ve eklentileri

Wordpress SEO
Wordpress tartışmasız günümüzün en çok kullanılan blog yönetim sistemidir. PHP ile yazılmış olan Wordpress, kapsamlı yönetim paneli ve esnek sınırları ile şimdilerde içerik yönetim sistemleri ile karşılaştırılmaktadır.
Arama motoru optimizasyonuna (SEO) uygun oluşu, eklentileri, temaları ve kolay kullanıma sahip oluşu Wordpress’in inkar edilemez tercih sebeplerindendir.
Bu makalemizde Natro yönetim panelinden Wordpress kurulumunu, yeni kurulan Wordpress sistemler için SEO ayarlarını ve eklentilerinin neler olduğunu göreceğiz.
Not: Eğer Natro hakkında herhangi bir bilgiye sahip değilseniz, “Alan adı alırken dikkat edilmesi gereken noktalar” ve “Amacınıza uygun hosting paketini seçmek” isimli makalelerimizi okumanızı tavsiye ederim.
Amacınıza uygun hosting paketini seçmek

Blogumuzun ilk makalesinde sizlere alan adı alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatmıştık. Bu makalemizde ise, amacınıza en uygun olan hosting paketini seçmenize yardımcı olmaya çalışacağız.
Bütün hosting firmalarının kendi paket seçenekleri mevcuttur. Bu paketler firmanın belirlemiş olduğu kriterlerde hizmet verir ve fiyatlandırılır. Örnek vermek gerekir ise, “Hosting A” firması ile “Hosting B” firmasının standart paketleri hem aynı özelliklere sahip olmayabilir, hem de fiyatları farklılık gösterebilir.
Anlaşılabileceği gibi hosting paketlerinde belirli bir standart bulunmamaktadır. Bu durum bizim önümüzdeki seçenekleri çoğaltırken, bazı riskleride yanında getirmektedir. Bu risklerin en başında yanlış paket seçimi bulunmaktadır. Böyle olası bir hatayı engelleyebilmek için hosting hizmeti almadan önce:
1. Web sayfanızda ne yayınlayacağınıza karar verin!
2. İhtiyacınız olan hosting özelliklerini belirleyin!
3. Fiyat / Performans araştırması yapın!
4. Hizmet alacağınız firmanın gerçekliğini teyid edin!
PhpMyAdmin alternatifleri

Son zamanlarda “veritabanı” denildiği zaman akıllara ilk olarak Sun’ın MySQL‘i gelir oldu. İlk çıktığı zamanlarda Microsoft’un Access’i ile kıyaslanırken, bugünlerde Ms Sql ile yarışır duruma geldi. MySQL’in bu süreçteki en büyük yardımcısı kuşkusuz phpMyAdmin idi.
Hosting firmalarının hemen hemen hepsinin yönetim aracı tercihini phpMyAdmin’den yana yapmaları, phpMyAdmin’i rakipsiz gibi gösterdi fakat durum tam olarak öyle değil!
Hosting firmalarının veritabanı yönetim aracı olarak bizlere phpMyAdmin‘i sunmalarında çeşitli sebepler bulunmaktadır. Bu sebepler:
1. PhpMyAdmin ücretsizdir.
2. Web tabanlıdır. Ulaşımı her yerden sağlanır.
3. PHP altyapısına sahiptir.
Yukarıda sıralamış olduğum sebepler her ne kadar phpMyAdmin’in avantajları olsa dahi, daha iyi alternatiflerinin bulunduğu gerçeğini silemiyor.
PhpMyAdmin’in web tabanlı oluşu, yavaşlığı ve güvenliği konusunda oldukça sorunlar teşkil ediyor.
Şimdi gelelim makalemizin ana konusuna. PhpMyAdmin’in kullanıcı lisanslı ve lisanssız (ücretli ve ücretsiz) alternatifleri piyasada oldukça fazla. Başlıktan da anlayabileceğiniz gibi amacımız sizlere bu alternatifleri kısa kısa tanıtmak.
(daha fazla…)
Arama Motorlarında üst sıralara çıkmak
Neredeyse her gün birileri bana “nasıl Google da ilk sayfada yer alırız ?”,
“Nasıl şu kelime aratıldığında bizim web sitemiz çıkar ?”şeklinde soruyor.
Ben de her seferinde, kendime göre bir anlatım şekliyle aslında bu sorunun cevabının ne kadar kolay, ama sonuca ulaşmanın ne kadar zor olduğunu anlatmaya çalışıyorum.
Anlattığımın doğru ya da yanlış olduğuna tam olarak emin değilim. Bu konuda herhangi bir iddiam da yok.
Ama ben bir arama motoru tasarlasaydım böyle olurdu eminim.
Anlatmaya bir örnekle başlamak istiyorum..
Mutfak eşyaları ticareti yapan bir firmanın yöneticisi tesadüfen bana yine bu soruyu soruyor.
- – Nasıl “teflon tava” yazıldığında bizim web sitemiz çıkar? Web sitemizi kayıt etmemiz lazımmış? Şu kadar para verirsek kayıt ediyorlarmış. İlk sayfada çıkmak garantiymiş! Bu mümkün mü?
Şimdi bir kere “teflon tava” aratıldığında ilk sırada çıkmanın, en büyük alışveriş merkezinin en işlek noktasında dükkân sahibi olmaktan daha kıymetli olduğu kesin.
Peki sizce, böyle bir dükkâna bir kayıt işlemi ya da ücretiyle sahip olmanız mümkün mü?
